Beslenme Bilimi ve Kapsamı

Beslenme bilimi nedir, beslenme bilimi nasıl gelişti gelişimi nasıl oldu, beslenme bilimi neyi kapsar kapsamı nedir, diyetetik ile ilişkili olduğu bilim dalları

Bu yazıda; beslenme bilimi nedir, beslenme biliminin gelişimi, beslenme biliminin kapsamı, beslenme bilimi ile ilgili olan bilim dalları, hizmet eden kurum ve kuruluşlar hakkında bilgi yer almaktadır.

 

Beslenme Bilimi nedir?

Gıdalar ve gıdaların tüketilmesi ile ilgili tüm konuları kapsayan, beslenmenin sağlık ve toplumsal hayatın özelliklerine uygunluğunu ve ekonomik olarak karşılanması ile ilgili her türlü konuyu inceleyen bilim dalıdır.

 

Beslenme Biliminin Gelişimi

Beslenme; uyumak, ısınmak gibi bedenin ve sağlığın varlığını sürdürebilmek için gerekli olan fizyolojik ihtiyaçların en önemlisidir.

İnsanoğlu varoluşunun ilk zamanlarında beslenme ihtiyacını karşılamak için ilk olarak avlanmaya başlamıştır. Zamanla, avlanmanın zor bir iş olduğunu, beslenme ihtiyacını karşılamakta sürdürülebilir olmadığını görmüş ve bu nedenle bazı hayvanları evcilleştirerek beslenme ihtiyacını karşılamıştır. Bu süreç hayvancılık biliminin doğuşunu ve gelişimini sağlamıştır. Bu süreci takip eden zamanlarda insanoğlu bitkilerin yenilebildiğini, tohumlarından yeni bitkiler yetiştirilebildiğini keşfederek tarım ile uğraşmaya başlamış ve ziraat biliminin gelişimi başlamıştır.

Hayvancılığın ve tarımın gelişimi ile insanoğlu artık şehirleşmeye başlamış dolayısıyla beslenme toplumsal, sosyolojik ve ekonomik bir olay haline gelmiştir.

Beslenme, eski çağlarda fizyolojik bir ihtiyaç olarak bilinmekteyken zamanla sağlık ile doğrudan ilişkili olduğu anlaşılmıştır. Milattan önceki yüzyıllara ait arkeolojik kayıtlara bakıldığında insanoğlunun; sarımsak, hardal, sirke, bal, kekik, zeytin yaprağı, zeytin yağı, soğan, nane, ceviz yaprağı, ceviz yağı, susam yağı, üzüm, karaciğer ve kemik suyu gibi bitkisel ve hayvansal besinleri çeşitli hastalıkların tedavisinde kullandığı görülmüştür. Modern tıbbın babası olarak kabul edilen Hipokrat (M.Ö. 460-377) “Besinler ilacınız, ilacınız besinler olsun.” sözü ile beslenmenin sağlık ile ilişkisini net bir biçimde ortaya koymuştur. Hipokrat’ın bazı hastalıkların tedavisinde kullandığı bal, sirke ve karabiber ile hazırladığı karışım bilinen en eski ve ilk önemli karışımdır.

Hipokratı takip eden yüzyıllarda Çiçero (M.Ö. 106-43) “Bedenimiz yiyecek ve içecek ile tıka basa doluyken doğru düzgün düşünemeyiz” diyerek fazla yemek yemenin olumsuzluğuna dikkat çekmiştir. Lucretius (M.Ö. 95-55) “Bir kişi için yiyecek olan bir madde, başka bir kişi için zehir olabilir” sözü ile bazı insanların besin hassasiyetleri ya da gıdalara karşı alerjileri olabileceğini anlatmak istemiştir. Ünlü Türk bilim insanı İbni Sina (980-1037) her mevsim için farklı yiyeceklerin yenmesi gerektiğini, fazla tuz tüketmenin sağlığa zarar verdiğini tespit etmiştir.

Gıdaların sağlık üzerine etkilerinin bilinmesine ve çokça araştırılmasına karşın 19.yy’a kadar besin öğelerinin varlığı tam olarak bilinmiyordu. 19.yy’a kadar gıdaların içerisinde tek bir besin öğesi olduğu düşünülüyordu. 1800’li yıllarda karbonhidrat, protein ve yağların varlığın keşfedilmesi ile beslenme biliminin gelişimi de hızlandı. 19.yy sonlarına doğru doktorlar tarafından hastalara ilk kez diyet planları verilmeye başlandı. Kısa bir süre içerisinde diyet planlarının doktorlar ve hemşireler dışında başka bir personel tarafından takip edilmesi gerektiği anlaşılmış böylece, koruyucu hekimlik ve diyetisyenlik mesleklerinin temelleri atılmıştır. Bu gelişmeleri takiben, besinlerin ve besin öğelerinin vücuttaki etkileri ve fonksiyonları üzerine araştırmalar hız kazanmıştır. 1900’lü yılların başlarında ilk kez vitaminlerin ve minerallerin varlığı keşfedilmiştir. I. Dünya Savaşında askerlerde görülen beslenme bozuklukları üzerine yaşana gelişmeler sonucu 1917 yılında dünyada ilk olarak Amerikan Diyetetik Derneği (ADA) kurulmuştur. Bu tarihten itibaren beslenme bilimi çok hızlı bir şekilde ilerlemiş ve gelişmiştir.

 

Beslenme Biliminin Kapsamı

Beslenme bilimi;

  • Vücudun ihtiyaç duyduğu gıdaların yapılarını, özelliklerini, besin değerlerini, vücuttaki çalışmasındaki etkilerini, ihtiyaç miktarlarını, üretimden tüketime kadar uygulanan işlemleri, bu işlemlerin besin kalitesine etkilerini ve sağlığa uygunluğunu,
  • Besin öğelerinin yapılarını, özelliklerini, vücuttaki etkilerini ihtiyaç duyulan miktarlarını,
  • Gıdaların ve besin öğelerinin kaynaklarını,
  • Besin öğelerinin yetersizliğini önlemek için yapılması gerekenleri,
  • Farklı yaşlarda, hastalıklarda ve durumlarda, beslenmenin nasıl olması gerektiğini,
  • Farklı yaş ve durumdaki bireylerin beslenme imkanları, beslenmelerinin planlanması, gelenek, görenek, inanç ve alışkanlıklarını,
  • Bireylerin ve toplumların beslenme sorunları ve bunların nedenlerini,
  • Bireylerin ve toplumların beslenme durumu iyileştirici çözüm yollarının araştırılmasını

kapsamaktadır.

Kısacası; beslenme bilimi, besinler ve besinlerin tüketilmesi ile ilgili konularla birlikte beslenmenin sağlığa ve toplumsal hayatın özelliklerine uygun ve ekonomik olarak karşılanması ile ilgili her türlü konuyu kapsamaktadır.

 

Beslenme Bilimi İle İlgili Tanımlar

Sağlık: Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) yaptığı tanıma göre, insanın ruhen, bedenen ve sosyal yönden tam iyilik halinde olmasıdır.

Besin: Hayvan ve bitki dokularının yenilebilen kısımlarına verilen addır.

Besin Öğesi: Besinlerin bileşiminde bulunan ve vücutta çeşitli görevleri olan moleküllere denir.

Yeterli ve Dengeli Beslenme: Vücudun büyümesi, yenilenmesi ve çalışması için gerekli olan enerji ve besin öğelerinin her birinin yeterli miktarlarda alınması ve vücutta uygun şekilde kullanılmasına denir.

Yetersiz ve Dengesiz Beslenme: Vücudun büyümesi, yenilenmesi ve çalışması için gerekli olan enerji ve besin öğelerinin yeterli miktarda ve dengeli bir şekilde vücuda alınamamasıdır.

Metabolizma: Bir canlının yaşamını sürdürebilmesi için vücut içerisinde gerçekleşen kimyasal olayların tümüne verilen isimdir. Bizler; büyüme, gelişme, ısı üretimi, hareket etme ve üreme gibi yaşamsal vücut faaliyetlerimizi sürdürebilmek için besleniriz. Beslenme sırasında aldığımız gıdaları vücudumuz öğüterek daha küçük parçalara ayırır. Daha sonra gıdaları parçalayarak elde ettiği besin öğelerinin bazılarından enerji üretirken bazılarını da kimyasal madde olarak kullanır. Yaşam döngümüz böylece devam eder. Tüm bu kimyasal olaylar zincirine metabolizma denilir.

Sindirim: Besinlerin, metabolizma içerisinde kullanılabilmesini sağlamak amacı ile sindirim organları ve enzimler yardımıyla daha küçük moleküllere parçalanmasını sağlayan fiziksel ve kimyasal dönüşüme denir.

Emilim: Besinlerin sindirilmesi sonucu ortaya çıkan küçük moleküllü maddelerin besin öğelerinin sindirim sistemi iç yüzeyini çevreleyen bağırsak epitel hücreleri tarafından kan ve lenf sistemine geçirilmesine denir.

Gıda Güvenliği: Gıdalarda meydana gelebilecek ve tüketen kişilerde sağlık riski oluşturabilecek fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik her türlü zararın ortadan kaldırılması için alınan tedbirler ve uygulanan işlemlerin bütününe gıda güvenliği denir. Halk arasında daha çok gıda hijyeni olarak bilinmektedir.

 

Beslenme Biliminin İlişkili Olduğu Bilimler

Beslenme bilimi, insanoğlunun var olması ve beslenme ihtiyacını karşılamaya başlamasından itibaren öncelikle hayvancılık ve ziraat bilim dalları ile ilişkilendirilmiştir. Yerleşik hayata geçilmesi ile toplumsal bir olay haline gelen beslenme sosyoloji ve ekonomi bilimi ile ilişkilenmiş ve zamanla sağlık, biyoloji, mikrobiyoloji, kimya, biyokimya ve mühendislik bilim dalları ile ilişkilenerek çok kapsamlı bir bilim dalı haline gelmiştir.

 

Beslenme Bilimine Hizmet Eden Kurum ve Kuruluşlar

Türkiye’nin kurucu üye olarak yer aldığı Birleşmiş Milletler (UN) örgütü dünya genelinde tek ve en önemli otoritedir. Birleşmiş Milletler çatısı altında kurulan Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Dünya Tarım Örgütü (FAO) dünya genelinde sağlıklı beslenme ile ilgili konuları takip etmekte, araştırmalar yapmakta, çeşitli talimat ve tavsiyeler hazırlamaktadır.

Ülkemizde, beslenme ile ilgili çalışmalar yapan Sağlık Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığıdır. Bu iki bakanlık ve alt birimlerinin haricinde; Türk Tabipler Birliği (TBB), Diyetisyenler Derneği (DD), Türk Veteriner Hekimler Birliği (TVHB), Gıda Mühendisleri Odası (GIDAMO), Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) gibi meslek birlikleri beslenme bilimine katkı sağlamaktadır.

 

Hazırlayan : Mithat Taş

Top