Çuvaldız Tamam da İğne Nerede

Uzman Psikolog Ferzan RENAN'ın çocuk gelişimi için kaleme aldığı harika bir yazı.

Çuvaldız Tamam da İğne Nerede?

"Vay Marc Zuckerberg kaç yaşında milyarder oldu, vay avrupalı çocuklar çok başarılı", derken hiç bizler nasıl aileyiz ya da onların aileleri nasıllar diye düşünmüyorlar. Neden? Çünkü canımız çok tatlı ve kendimize iğne batırmayı sevmiyoruz.

Bugün bir Alman ailesi yemek yerken çocuk izin istemeden asla masadan kalkmaz veya anne babasına " bugün çok yorulmuşsunuz belli, ben erken yatayım da siz biraz dinlenin" diyebilmektedir.

Disiplin, saygı, mükemmellik o çocuklardadır. Ne istediklerini küçük yaşta bilirler, disiplinli ve de özgüveni yüksek özgür bireylerdir. Hatta gülmeyin eğer aile çocuğunun özgürlüğünü kısıtlar ise onları çekinmeden dava edebilirler. "İçinizden hele benim ki öyle bir şey denesin ağız - burun Allah ne verdiyse " dediğinizi duyuyorum.

Şimdi diyeceksiniz ki " bizim örf - adet ve anenelerimiz var nasıl bunları aşacağız". O zaman haydi Japon'lara bakalım. Japon çocukları gelenek ve göreneklerine sonuna kadar bağlı, teknoloji ile iç içe ama bir o kadar da ailesine vakit ayıran, ders çalışan, ve saygılı çocuklarıdır.

Ee örf adet ile de olmuyormuş demek.

Peki bizim çocuklarımız ve ailelerimiz nasıl?

Aman bir yeri çizilmesin, aman düşmesin diye çocuğun kuyruğu gibi peşinde dolaşan, bir kaşık daha yedirebilmek için yerlerde sürünen, sırf okulda rezil olmasın diye ödevini kendisi yapan anneler ve babalar. Çünkü bizde çocuk her zaman yetersiz kabul edilir " o daha çocuk " ne de olsa değil mi? Onun herşeyini anne babası yapmalıdır sonra ELALEM ne der. Mesela toplumumuzda Almanlar veya Amerikalılar gibi çocuk yetiştirmeye kalksanız ikinci hafta da ilgisiz, vurdumduymaz anne baba damgası yersiniz. Çünkü çocuğa hep iki adım mesafede olmalıyız, mutlu olması için ne istiyorsa almalıyız, hastalandığında evdeki tüm ateş düşürücüleri içirip öyle doktora götürmeliyiz, mazallah doktor yanıyor bu çocuk ne yaptınız demesin diye. Ve daha bir sürü örnek. Bizler çocuklarımızı özgüveni düşük, tek başına iş yapamayan, başladığı işi bitiremeyen, hazırcı, hatayı asla kendisinde aramayan çocuklar olarak yetiştiriyoruz. Çocuk diyor ki 40 yaşına gelsem de nasıl olsa ailem bana bakar. Bu da hem başarısız ve mutsuz çocuk yetiştimemizin hem de üretmeyen tolum olmamızın başlıca sebebi.

Şimdi bir çoğunuz eğitim sistemi kötü diyeceksiniz ama unutulmamalıdır ki çocuğun kişiliğinin %75'i, 7 yaşına kadar şekillenmiş oluyor. Yani öğretmenlere pek fırsat vermiyoruz.

Ağzında sigara ile çocuğuna sigara içersen seni döverim diyen bir baba olursa, sırf kornaya bastı diye inip adamı döven veya söven bir baba olursa; bak çocuğum asla yalan söyleme deyip, telefon çaldığında biz de akşam annemlere gidecektik deyip evde film izleyen bir anne olursa o çocuktan da çok bir şey beklemek pek akıl karı değildir.

O yüzden sevgili anne ve babalar başarılı çocukları kendi çocuklarınıza örnek gösterirken, sizler de onların ailelerini örnek alın, bakın bakalım neyi doğru yapıyorlar. İstisnalar kaideyi bozmadığından çocuklarınızın başarısızlığı aslında sizlerin başarısızlığıdır.

Onlara kızmadan, eleştirmeden veya kıyaslama yapmadan önce lütfen iğneyi bulun ve....

Sevgiler 

Uzman Psikolog Ferzan RENAN

www.cocukgelisimatolyesi.com

Top