Gıda Alerjisi

Gıda alerjisi nedir neden olur, besin alerjisine neden olan gıdalar nelerdir, gıda alerjisi nedenleri ve belirtileri nelerdir, gıda alerjisine ne iyi gelir.

Gıda Alerjisi

Bu yazımızda; gıda alerjisi nedir, alerjiye neden olan gıdalar nelerdir, gıda alerjisinin belirtileri nelerdir neden olur, gıda alerjisine neden olan besinler hangileridir ne iyi gelir, alerji ile başa çıkma ve korunma nasıl olur, gıda alerjisinin tedavisi ve ilaçları nelerdir, gıda alerjisinin tanısı nedenleri ve risk faktörleri nelerdir, gıda hassasiyeti nedir hakkında bilgiler yer almaktadır.

 

Gıda hassasiyeti nedir?

Hayatımızı idame ettirmek ve sağlığımızı korumak için tüketmemiz gereken gıdalar zaman zaman sağlık sorunlarına neden olabilir. Gıdaların neden olduğu sağlık sorunları fiziksel, kimyasal, mikrobiyolojik nedenlerden ötürü zehirlenmeye yol açabileceği gibi bazı bireylerin metabolizmalarında var olan sağlık sorunları nedeniyle gıdanın kendisinden de kaynaklanabilir. Bireylerin vücutlarındaki sağlık sorunları nedeniyle gıdaların kendi doğal yapılarından kaynaklanan rahatsızlıklara gıda hassasiyeti denir. Başka bir ifadeyle bir gıdanın içerisinde bulunan bir maddeye ya da bir bileşene karşı vücudun göstermiş olduğu aşırı reaksiyon durumuna gıda hassasiyeti denir.

 

Gıda hassasiyetinin sebep ve sonuç ilişkisine göre iki farklı türü vardır.

  • Gıda Alerjisi
  • Gıda İntoleransı

 

Gıda alerjisi nedir?

Gıdaların içerisinde doğal olarak bulunan bazı maddelerin, vücudumuza girdiklerinde bağışıklık sistemi tarafından yabancı-zararlı madde olarak algılanması ve bağışıklık sistemimizin o maddeye karşı aşırı reaksiyon göstermesi durumuna gıda alerjisi denir.

 

Gıda alerjisi ile intoleransı arasındaki fark nedir?

Alerji bağışıklık sisteminin bir maddeye gösterdiği reaksiyondur ve zaman zaman ölümcül olabilir. İntolerans ise vücudun bir gıdayı ya da besinin içinde bulunan bir maddeyi sindirme yeteneğinin olmamasıdır. Ölüm tehlikesi düşük olmakla birlikte çok rahatsız edici bir durumdur.

 

Alerjik reaksiyon nedir, nasıl olur?

Bağışıklık sistemi, vücuda yabancı bir madde (tanımadığı bir madde) girdiğinde vücudu korumak için harekete geçen ve hafızası yüksek olan bir sistemdir. Herhangi bir gıda içerisinde bulunan ve tanınmayan bir maddeye karşı bağışıklık sistemi koruma mekanizmasına geçerek bu yabancı maddeyi etkisiz hale getirmek için çalışmaya başlar.

Vücudumuza giren ve bağışıklık sistemimizin tanımadığı yabancı maddelere antijen adı verilir. Bağışıklık sisteminin yabancı maddeleri etkisiz hale getirmek için ürettiği maddelere de antikor adı verilir. Vücutta antijen ve antikorun karşılaşması sonucu antikorların antijenleri etkisiz hale getirmek için verdiği mücadele sırasında vücudumuzda bazı yan etkiler görülebilir. Bu yan etkiler bazen vücudumuzun bir bölümünde ya da organında, bazen de tüm vücudumuzda görülebilir. Örneğin bahar döneminde polenlerin neden olduğu alerjik reaksiyon sonucu nefes daralması, hapşırma, burunda kızarıklık ve benzeri etkiler tüm vücutta oluşabilir. Ya da bir gıdayı tüketmemiz sonucu içerisindeki bir maddeye karşı gösterilen alerjik reaksiyon sonucu vücudumuzun birçok bölgesinde deri üzerinde kızarmalar, morarmalar oluşabilir. 

Vücutta alerjik reaksiyona neden olan tüm maddelere alerjen adı verilir. Alerjen maddeler gıdalarla, solunum yoluyla, cilde temas yoluyla, ağız yoluyla, böcek ısırması/sokmasıyla veya ilaçlarla enjekte yoluyla vücudumuza girebilir. Alerjik bünyeye sahip olan kişilere de Atopik adı verilir. Atopik kişilerde alerjene maruz kalınan ilk bir kaç dakika içerisinde vücudun tamamının çok hızlı bir şekilde etkilenmesi sonucu vücutta meydana gelen bu hızlı ve ciddi alerjik reaksiyona anafilaksi denir. Anafilaksinin en büyük nedenleri; böcek ısırmaları, ilaçlar ve gıdalardır. 

 

Gıda alerjisinin belirtileri

Anafilaksi, alerjen maddenin vücuda girer girmez kan ve dokularda immunoglobin adı verilen antikorlar ile karşılaşması sonucu meydana gelen etkileşim neticesinde mast hücrelerinden (bağ doku hücreleri) hızlı ve aşırı miktarda histamin salgılanması sonucu meydana gelir. Histaminin aşırı ve hızlı bir şekilde vücutta salgılanması ile özellikle deride morarma ve kızarmalar, kan basıncında düşme, akciğer bronşlarında kabarma ve dolayısıyla nefes almada zorlanma gibi etkiler görülmeye başlanır. Anafilaksi durumunda genellikle damar yolundan adrenalin enjekte edilip tersine döngü yapılarak vücut normale döndürülmeye çalışılır.

Besinlere ve besinlerde bulunan bazı maddelere karşı vücudumuzda meydana gelen alerjik reaksiyonların belirtileri şunlar olabilir; 

  • Baş dönmesi,
  • Bayılma,
  • Düşük tansiyon,
  • Mide bulantısı, kusma,
  • Karında şişkinlik durumu,
  • İshal,
  • Kusma,
  • Boğaz ve dudaklarda şişkinlik,
  • Boğaz ve dilde kuruma, kaşıntı, öksürük,
  • Nefes darlığı, burunda akıntı, tıkanma,
  • Deride kaşıntı, döküntü,
  • Gözlerde kızarıklık, yaşarma.

Alerjik reaksiyonun anafilaksiye neden olması durumunda birkaç dakika içinde tüm vücutta yukarıdaki belirtilerden bir veya birkaçı gözlemlenir ve sonrasında bilinç kaybı yaşanabilir. Ani anafilaktik durumlarda adrenalin enjeksiyonu ile duruma müdahale edilmektedir. 

 

Gıda alerjisinin nedenleri ve risk faktörleri

Atopik kişilerde alerjik hastalıkların gelişmesinde çeşitli farklı faktörler etkilidir.

  • Ailenin atopik durumu ve alerji geçmişi,
  • Anne sütü ile beslenme durumu,
  • Geçmişte yaşanan gıda alerjisi durumu,
  • Diğer alerjenler ile etkileşim,
  • Yaş,
  • Astım

Bu risk faktörlerinin en temel ve önemli olanları; anne ve babadan kalıtımsal yolla alerjik bir bünyeye sahip olma durumu, doğum sonrası bağışıklık sisteminin güçlenmesinde etkili olan anne sütünün yeterince tüketilmemesidir. Anne ve babası atopik olan bebekler için büyük ihtimalle atopik bir bünyeye sahip olacak denilebilir. Anne ya da babası atopik olan bir bebeği atopik olma ihtimali atopik olmayan anne ve babanın bebeğine oranla iki kat daha fazladır. Hem annesi hem babası atopik olan bir bebeğin atopik olma ihtimali ise normale göre 6-7 kat daha fazladır. Bu nedenle atopik olan kişiler bebek sahibi olduklarında gerekli zamanlarda mutlaka bebekleri için alerji testleri yaptırmalıdır. Alerji testleri ne kadar erken yapılırsa bebeğin gelişimi ve sağlığı için o kadar faydalı olacaktır.

Bebeklik ve çocukluk dönemlerinde yaşanan alerjik reaksiyonlar zaman içerisinde kaybolabilir, alerjiye neden olan madde zamanla bireye alerjen olmayabilir ancak ileri yaşlarda (15 yaş üstü) aynı gıdaya veya maddeye karşı vücudun alerjik durumu tekrar ortaya çıkabilir. Gıda alerjisi durumlarının büyük çoğunluğu 0-6 yaş aralığında görülmekle birlikte her yaşta ve her bireyde görülebilir. Hatta bazı durumlarda alerjik bir geçmişi olmayan kişilerde bile bir anda ortaya çıkabilir.

Bir bireyin her hangi bir maddeye karşı alerjisi varsa o bireyin başka bir maddeye karşı da alerjisi olma ihtimali çok yüksektir. Örneğin bireyde egzama ya da saman nezlesi durumu varsa bir gıdaya ya da maddeye alerjisi olma ihtimali yüksek olur.

Astım ve gıda alerjisinin belirtileri zaman zaman birbirine benzemektedir ve genellikle birlikte görülebilir. Astım olan bir kişi alerji yaşadığı gıdayı tükettiği zaman her iki rahatsızlıkta birbirini tetikleyip aynı anda meydana gelebilir ve kişinin bünyesinde ağır bir hasara neden olabilir. Bu yüzden astım olan kişinin alerjen gıdaları kesinlikle tüketmemesi gerekir. Bu gıdaların tüketilmesi durumunda vücutta meydana gelen alerjik reaksiyonla birlikte aşağıdaki komplikasyonlar görülebilir: 

Anafilaksi   :Yaşamsal tehdit oluşturan alerjik reaksiyon durumu,

Egzama      :Anafilaksi sonucu ciltte meydana gelen büyük kızarıklıklar, şişkinlikler,

Migren       :Bağışıklık sistemi tarafından salgılanan histamin bazı bireylerde migreni tetikleyebilir.

 

Gıda alerjisinin tanısı

Gıda alerjisi (anafilaktik durumlar hariç) öncelikle bireyin kendi kendine tanı koyması gerektiği bir durumdur. Anafilaktik durumlar ani ve hızlı gelişen durumlar oldukları için bireyin kendi başına tanı koyabilecek yeterli zamanı olmayacaktır ve kısa süre içerisinde hastaneye kaldırılması gerekir.

Herhangi bir gıdaya alerjiniz olduğunu düşünüyorsanız mutlaka bir doktora başvurmalısınız ve doktorunuz ile görüşene kadar o gıdayı tüketmemelisiniz. Ayrıca doktora gitmeden önce şu soruların cevaplarını biliyor olmanız doktorunuzun durumunuz hakkında teşhis koymasında ona yardımcı olacaktır:

  • Şüphe duyduğunuz gıdayı tükettikten sonra vücudunuzda meydana gelen belirtiler, semptomlar nelerdir?
  • Hali hazırda kullandığınız ilaçlar, vitaminler veya gıda takviyeleri nelerdir?
  • Ailenizde atopik kimse var mı?
  • Hayatınızda son zamanlarda yaşamınızı derinden etkileyecek ani bir değişim yaşandı mı?

Doktorunuz öncelikli olarak yukarıda sıralamış olduğumuz soruları size yöneltecektir ancak bu sorular alerjiniz olup olmadığının anlaşılması için yeterli gelmeyecektir. Konu ile ilgili doktorunuz daha detaylı birçok soru yöneltebilir. Yaptığınız görüşme sonunda doktorunuz her hangi bir gıdaya ya da bir gıdanın içerisinde bulunan bir maddeye alerjiniz olduğunu düşünürse bazı testler ile kesin tanı koymak isteyecektir. Gıda alerjisinin tespitinde kullanılan kesin tanı testleri;

  • Deri testi (Epidermal, İntradermal, yama)
  • Kan testi,
  • Gıda eleminasyonlu diyet testi,
  • Gıda yükleme testi.

Bu testlerin tamamının uygulanması alerjen olan gıdanın ve maddenin tespit edilmesinde kesinlik sağlayacaktır. Tek başına uygulanacak olan deri testi ya da kan testi kesin ve doğru bir sonuç vermeyebilir. Kesin bir tanı koyabilmek için deri ve kan testine ilave olarak gıda eleminasyonlu diyet testi ve gıda yükleme testinin de yapılması kişinin vücut sağlığının korunması adına daha doğru ve faydalı olacaktır.

 

Gıda alerjisinin tedavisi ve ilaçları

Gıda alerjisinin henüz net ve kesin bir tedavisi bulunmamaktadır. Alerjiyi önlemenin tek ve en önemli yolu alerjiye neden olan maddeleri tüketmemektir. Ancak zaman içerisinde bireyin yaşı ilerledikçe, bağışıklık sisteminin durumuna bağlı olarak bireyde uzun yıllardır alerjik reaksiyona neden olan madde artık alerjiye neden olmayabilir.

Bazı durumlarda kişiler farkında olmadan alerjen gıdayı tüketebilirler ve bu gıdalar kişinin alerjik durumuna ve tüketilen gıdanın miktarına bağlı olarak anafilaksi durumu yaşatabilir. Bu gibi durumlarda neler yapılması gerektiği hakkında doktordan mutlaka öneriler alınmalıdır.

Yaşanabilecek küçük reaksiyonlarda anti-histamin ilaçlar ya da sıvılar vücuda yayılan histaminin yaratacağı zararın önüne geçebilir. Yaşanabilecek anafilaksi reaksiyonları içinse epinefrin iğneleri kullanılmaktadır. Epinefrin iğneleri kolayca çantada taşınabilen ve ani anafilaksi durumlarında kullanılabilecek hayat kurtarıcı iğnelerdir. Eğer doktorunuz epinefrin iğnesi kullanmanızı önermiş ise bu iğneyi her zaman yanınızda taşımalısınız. Sizin dışınızda yakınınızdaki herkesin bu iğnenin nasıl kullanıldığını bilmesi sizin için hayati derecede önemli olduğunu unutmayın.

Anti-histamin ilaçlar, epinefrin iğnesi ve kontrollü gıda tüketimi dışında son yıllarda sınırlı olmakla birlikte alternatif tıp alanında da alerjik durumlar için çalışmalar yapılmaktadır. Alerji tedavisinde kullanılan iki alternatif tıp yöntemi bulunmaktadır: Bitkilerle tedavi ve akupunktur ile tedavi. Bu tedavi yöntemleri henüz kanıtlanmış ve güvenilir yöntemler değildir. Bu sebeple bu yöntemleri kullanarak tedavi olmak isteyen kişilerin doktor görüşü almasında fayda vardır.

 

Gıda alerjisi ile yaşam; Alerji ile başa çıkma ve korunma

Gıda alerjisinden korunmanın ve sakınmanın en önemli yolu alerjen olan gıdayı tüketmemektir. Alerjen olan gıdaları tüketmemek için de bu konuda bilinçli ve dikkatli olunması gerekir. Evinizde hazırladığınız yemek ve gıdalardan büyük oranda emin olabilirsiniz ancak ev dışında lokantada yediğiniz yemeklerden ya da misafirliğe gittiğinizde hazırlanan yemeklerden ve gıdalardan emin olamazsınız. Bu nedenle alerjisi olan kişilerin aşağıda sıralayacağımız hususlara dikkat etmesi gerekmektedir.

Şüpheniz varsa tüketmeyin: Bir restorana, misafirliğe ya da davete gittiğinizde servis edilen yemek ve gıdanın içerisinde ne olduğunu tam olarak bilmiyorsanız ve emin değilseniz bu gıdayı sağlığınız için tüketmemeniz daha doğrudur.

Varsaymayın: Marketten aldığınız gıdaların etiket bilgilerini mutlaka okuyun ve aleriye neden olan maddenin o gıdada olmadığından emin olun. Ürünün ismine bakarak içerisinde alerjen bir madde olmayacağını varsaymayın. Satın aldığınız gıdaların etiketlerinde içerik bilgisi ve alerjen maddeler açıkça yazılmış olmalıdır. İçerik bilgisi ve alerjen bilgisi açıkça yazılmamış olan gıdaları almayın. Etiket bilgilerinin yeterli olmadığını düşündüğünüz gıdalarla ilgili Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının ALO 174 hattına bildirimde bulunun.

Bilgilendirin: Çocuğunuzun bir gıda maddesine alerjisi varsa, çocuğunuzun bakıcısına, okulda öğretmenlerine, servis şoförüne, rehber öğretmenine, arkadaşlarına çocuğunuz ile ilgili durumu ve olası alerjik reaksiyon durumunda ne yapılması gerektiğini net bir şekilde anlatın. Alerjisi olan kişi sizseniz, sizinle zaman geçiren kişilere, iş arkadaşlarınıza, komşularınıza durumunuz hakkında ve olası reaksiyon durumunda ne yapılması gerektiğini net bir şekilde anlatın.

 

Alerjiye neden olan gıdalar

Herhangi bir gıda maddesi bünyemizde alerjik bir reaksiyona neden olabilir. Ancak bazı gıda maddelerinin neden olduğu reaksiyonlar çok daha yaygın olarak görülmektedir. Alerjiye neden olan gıdalar arasında en yaygın olanları; 

  • Süt,
  • Yumurta,
  • Yer Fıstığı,
  • Antep Fıstığı,
  • Ceviz,
  • Fındık,
  • Balık,
  • Soya Fasulyesi,
  • Barbunya
  • Buğday,
  • Meyve ve sebzeler,
  • Kabuklu deniz ürünleri (yengeç, ıstakoz, karides, kerevit vb.)

 

Bu gıdalar insanlarda meydana gelen alerjik reaksiyonların %85-90’lık bölümünü oluştururlar. Bazı gıda maddeleri vardır ki bölgesel ya da ülkesel olarak da yoğun biçimde görülebilir. Örneğin Uzakdoğu ülkelerinde fazlaca tüketilen pirinç, İskandinav ülkelerinde Morina balığı yoğun olarak alerjiye neden olabilirken diğer ülke ve bölgelerde bu alerjiler gözlemlenmez. Bazı durumlarda gıda katkı maddelerinin de alerjik reaksiyona neden olduğu bilinmektedir ancak bu tip alerjik reaksiyonlar çok nadir görülür.

 

İnek sütü: En yaygın alerjik reaksiyona neden olan besindir. Çocukların %5’inde görülmektedir. Çocuklardaki inek sütü alerjisi vakalarının % 80-85’i 3 yaşına kadar olan bebeklerde görülür. İnek sütünde bulunan alfa laktoglobülin, kazein, gamma globülin, sığır albümin ve beta laktoglobulin maddeleri alerjen olabilir. İnek sütüne alerjisi olan kişiler; inek sütünden üretilmiş tereyağı, tereyağı aromalı diğer yağlar, margarin, peynir çeşitleri, yoğurt, krema, sütlü tatlılar, peynir altı suyu tozu ile içerisinde kazein, kazeinat, laktalbumin içeren gıdaları tüketmemelidir. İnek sütünün alerjik reaksiyonları; deride egzama, deri döküntüleri, sindirim sisteminde kramplar, kusma, karın ağrısı, ishal ya da kabızlık, solunum sisteminde sık nefes alma ya da nefes alamama gibi belirtilerle görülür.

 

Yumurta: İnek sütünden sonra en alerjen gıda maddesidir ancak inek sütünden daha yaygın olarak görülmektedir. Çünkü inek sütü içeren gıdalar daha belirgindirler ve önlem alınması daha kolaydır fakat yumurta içeren gıdalar çok belirgin değildirler ve yumurta gıda endüstrisinde, evlerimizde yaygın olarak kullanılmaktadır. Yumurtanın beyazı da, sarısı da alerjen olabilir ancak yaygın olarak görülen yumurta beyazıdır. Yumurta alerjisi çocukluk döneminde ve bebeklikte daha çok görülmekle birlikte yaş ilerledikçe etkisi azalabilmekte hatta çoğu zaman tamamen kaybolmaktadır. Yumurta alerjisi yumurta ya da yumurta içeren gıdaların yenilmesinden hemen sonra bir kaç saat içerisinde deride kaşıntı ve kızarıklık, egzama, ishal, kusma, hırıltılı solunum gibi belirtilerle görülebilir. Yumurta akı bebeklere bir yaşından önce verilmemelidir. Verilmeye başlandıktan sonrada sık sık değil, ara ara verilmelidir.

 

Balık ve kabuklu deniz ürünleri: Alerjik reaksiyona neden olan deniz ürünleri; kerevit, karides, yengeç, ıstakoz, salyangoz, midye, istiridye, kalamar, morina balığı, uskumru, ton balığıdır. Deniz ürünleri çok güçlü alerjenlerdir. Ağızda çiğnenip yutulmasından yalnızca bir kaç dakika sonra reaksiyona neden olabilirler. Hatta zaman zaman çiğ ve pişmiş balığa dokunmak ya da kokusunu duymak bile bazı hassas bireylerde reaksiyona neden olabilir. Bu besinler tüketildiklerinde, deride kızarma ve kaşıntı, dudak, ağız ve boğazda kaşıntı, dil, damak, yanak şişmesi, nefes almada zorluk-astım, kan basıncı düşmesi, ciltte kurdeşen, egzama, sindirim sisteminde bulantı, kusma, mide ekşimesi, ishal, gözde yaşarma, mide barsak krampı gibi belirtiler gösterir ve hayati tehlike taşır. Hatta aaman zaman ölümle neticelenebilir.

 

Kuruyemişler:  Ceviz, fındık, yer fıstığı, Antep fıstığı, çam fıstığı, badem ve benzeri kabuklu yüksek yağ içeren kuruyemişler alerjiye neden olabilir. En sık görülen belirtileri astım, dudak ve yanaklarda kabarma-şişme, deride kaşıntı ve egzamadır. Kuruyemişlerde bulunan proteinler anne sütüne geçtiği için bebeği hassaslaştırarak ileride besin alerjisi riskini arttırabilir. Bu nedenle emziren anneler ceviz, fıstık gibi kuru yemişleri diyetlerinden çıkarmalıdırlar. Besin alerjisi görülme riski yüksek olan bebeklerde hipo-alerjik mamalar kullanılabilir.

 

Meyveler ve Sebzeler:  Çiğ meyve ve sebzeler genellikle küçük yaşlarda sıklıkla alerjiye neden olabilirler. Meyvelerden; elma, armut, şeftali, çilek, kavun, karpuz, vişne, kayısı ve portakal, sebzelerden; domates, maydanoz, kabak, kırmızıbiber bu gruba giren riskli yiyeceklerdir. Çiğ meyve ve sebzeler gibi pişmiş, konserve ve reçellerde bulunan meyve ve sebzelerde alerjiye neden olabilir ancak çiğ gıdalar kadar yüksek derecede reaksiyon göstermez.

 

Baklagiller: Bezelye, yeşil fasulye, soya fasulyesi, barbunya alerjiye neden olabilir. Yüksek protein içeriği nedeniyle ticari olarak birçok gıda maddesinde kullanılan soya fasulyesi baklagiller içinde en yaygın olarak gözlemlenen alerjen gıda maddesidir. Soya fasulyesi ısısal işlemlerden (pişirme, ısıtma) etkilenmediği için gıda sanayinde emülsifiye edici ajan (E 322) olarak sıklıkla kullanılmaktadır. Soya tüketilmesi sonrası boğaz ve ağızda kabarıklık, kaşıntı, mide ve barsak rahatsızlıkları (mide bulantısı, kramp, ishal), solunum yolu rahatsızlıkları (bahar nezlesi, astım),cilt rahatsızlıkları (ürtiker, kurdeşen, egzama), nefes darlığı, kan basıncının düşmesi (anafilaktik şok) gibi çok önemli belirtiler görülebilir. Soyaya alerjisi olan kişilerin satın aldıkları gıdaların etiket bilgilerini çok dikkatli incelemesi gerekir. Soya, gıda etiketlerinde ismi ile belirtildiği gibi lesitin (E 322) olarak da belirtilmektedir. Gıda sektörü dışında kozmetik ve kimya endüstrisinde de sıklıkla kullanılan bir ürün olması nedenle soyaya atopik kişilerin kullandığı ya da alacağı kozmetik ürünlerinin etiket bilgilerini dikkatle incelemelidir.

 

Baharatlar ve çeşni vericiler: Anason, kimyon, zencefil, kereviz tohumu, tarçın, karanfil, kişniş, hindistancevizi, hardal, karabiber, kırmızıbiber, nane, haşhaş, adaçayı, kekik ve vanilya alerjik reaksiyona neden olan baharatlardır. Özellikle hardal çok kuvvetli bir alerjendir.

 

Çikolata: Çoğunlukla çocuklarda sık tüketiminden dolayı alerjiye neden olabilir. Sık ve fazla çikolata tüketilmesi sonucunda deride kızarıklıklar, burun akıntısı, sindirim sistemi aksaklıkları görülebilir.

 

Hazırlayan: Gıda Müşavirim

Top